GÖKYÜZÜ ONUN DELİ SEVDASIYDI: ŞEHİT PİLOT YÜZBAŞI HAYYAM ALİYEV
ARAŞTIRMACI YAZAR HALİDE HADİD YAZDI
30 Kasım 2021… Azerbaycan askeri tarihinin en ağır felaketlerinden birinin yaşandığı o meşum gün, Karaheybet hava üssünde Devlet Sınır Hizmeti’ne ait bir “Mi-17” helikopteri düştü. 14 vatan evladı şehit oldu. Onlardan biri de ömrünü sonsuz maviliklere adayan, "Gökyüzü benim sevdamsı" diyen Pilot Yüzbaşı Hayyam Aliyev’di. İkinci Karabağ Savaşı’nın kahramanlarından olan Yüzbaşı Aliyev’in geride bıraktığı hayat hikâyesi, yarım kalan hayalleri ve ailesinin dinmeyen acısı, “Sonsuzluğa Kanat Açanlar” serisiyle bir kez daha yürekleri dağlıyor.

Gökyüzüne Adanmış Bir Ömür
Gökyüzü kimileri için sadece bakıp geçilen bir mavilik, pilotlar içinse bir yol, bir sırdaş ve bir kaderdir. Yüzbaşı Hayyam Aliyev için de gökyüzü, karşılık beklemeden sevdiği bir sevdalandı. Henüz lise yıllarında hatıra defterine "En büyük hayalim askerî pilot olmak" yazan Aliyev, Millî Havacılık Akademisi’ni başarıyla bitirdikten sonra Azerbaycan Devlet Sınır Hizmeti’nde göreve başladı.
Görevindeki disiplini, vatan sevgisi ve ustalığıyla kısa sürede Yüzbaşı rütbesine yükselen Aliyev, İkinci Karabağ Savaşı’nda Kubadlı ve Zengilan cephelerinde zorlu arazi şartlarında yaralıların tahliyesinde ve operasyonlarda kritik rol oynadı.
Ancak kader, en çok sevdiği yer olan gökyüzünde onu sonsuzluğa uğurladı. Kaza günü üzerinde, şehadetinden iki gün önce heyecanla aldığı kar gibi beyaz yeni pilot üniforması vardı. Karabağ zaferinden sonra, henüz 31 yaşındayken, 13 silah arkadaşıyla birlikte meleklerle buluştu.

"Gözlerinin İçi Gülerdi, Evimize Güneş Doğardı"
Hayyam Aliyev’in vefatının ardından geride bıraktığı en büyük miras, onu tanıyan herkesin yüreğinde bıraktığı derin sevgi oldu. Annelerin pencere önündeki sessiz bekleyişini, acılı anne Naile Hanım tam beş yıldır sürdürüyor.
Oğlunun ahlakını ve vicdanını anlatan Naile Anne, gözyaşları içinde şu yürek burkan sözleri dile getiriyor:
“Her eve geldiğinde sanki evimize güneş doğardı. Yüzünde öyle bir nur vardı ki, Allah onu kendi nuruyla nurlandırmıştı. Meğer o, şehadetinin nuruymuş... Bazen 'Keşke bu kadar temiz yürekli olmasaydı, keşke biraz kusurlu olsaydı da yokluğu bugün içimizi bu kadar yakmasaydı' diyorum. O gün o yeni beyaz üniformayı kendine kefen olsun diye mi aldın evladım?”
Yüreği Cehennem Ateşiyle Yanan Bir Babanın Feryadı
Şehidin babası Alihan Bey’in evlat acısıyla yaralanmış yüreği ise, kelimelerin bittiği yeri özetliyor. Oğlunu teşhis etmek zorunda kaldığı anı ve sonrasında yaşadığı büyük yıkımı anlatan acılı baba, babalık ile evlatlık arasındaki o amansız tezatı şöyle aktarıyor:
“Bir oğul olarak beni omzunda taşıyıp defnetmesi gerekirken, ben onun tabutunu başımın üzerinde taşıdım. Baba oğlunun omzunda gider; oğul babanın omuzlarında gitmez… İşten geldiğinde bana sarılırdı; 'Kalbimin şarjı bitti, başını sol tarafıma koy da kalbim senden şarj olsun' derdim. En büyük hayalimiz emekli olunca arabayla dünyayı gezmekti. O şehit oldu... Şehitler cennettedir ama ben bu dünyada öyle bir cehennem ateşinin içindeyim ki, son nefesime kadar yanacağım. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın.”
İsmi Gemilerde ve Caddelerde Yaşatılıyor
Yüzbaşı Hayyam Aliyev’in adı, geride bıraktığı hatıralarla yaşamaya devam ediyor. Gezmeyi hayal ettiği dünya denizlerini, şimdi Palmali Şirketler Grubu bünyesinde onun adını taşıyan dev bir yük gemisi onun ruhuyla dolaşıyor. Doğup büyüdüğü Emircan kasabasında adına bir çeşme yaptırılan ve bir caddeye ismi verilen şehidin adı; aynı zamanda babasının, oğluna verdiği "Alihan" ismiyle ve torununun gözlerinde yeniden can buluyor.
Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından vefatının ardından "3. Derece Vatana Hizmet İçin" nişanı ile taltif edilen Yüzbaşı Hayyam Aliyev, yalnızca bir asker değil; ahlakı, fedakârlığı ve gökyüzüne olan tutkusuyla milletin hafızasına kazınmış ebedi bir kahramandır.








Benzer Haberler
GÖKYÜZÜ ONUN DELİ SEVDASIYDI: ŞEHİT PİLOT YÜZBAŞI HAYYAM ALİYEV
Viyana’da Kültürlerarası Sanat Köprüsü: 25. Uluslararası Bizans Kongresi’nde Ebru Rüzgârı Esiyor!
BİGİAD Buluşmasında Birlik ve Beraberlik Rüzgarı: Eşref Çakır ve Edip Safter Gaydalı Bir Araya Geldi
Manisa'da manevi mirasa büyük dokunuş!
ÇİĞLİ'DE İMAR DENETİMLERİ TARTIŞMA KONUSU
HEM PERSONEL HEM MECLİS ÜYESİ: BU NASIL DENGELENİYOR?
KABİNEDE KRİTİK İSİMLER DEĞİŞİYOR MU?
Anahtar Parti Seçim Startını Ege'den Veriyor: Hedef Temiz Toplum, Adres İzmir!