İzmir Denetim Raporu Neden Bu Kadar Tartışılıyor?
GÖZCÜ - Yerel yönetimlerde denetim raporları hazırlandı. Ancak bu raporlar içinde en çok merak edilen ve kamuoyunun dikkatini çeken hiç şüphesiz İzmir’e ait olanıydı. Bunun en önemli sebeplerinden biri ise İzmir İl Başkanının damadının, hiçbir siyasi ve belediye geçmişi olmamasına rağmen denetim komisyonuna üye yapılmasıydı. Siyasi tecrübesi olan herkes bilir ki denetim komisyonu, ciddi bilgi birikimi gerektiren önemli bir görevdir. Dolayısıyla bu göreve liyakatten ziyade yakınlık kriteriyle bir atama yapılması, İzmirliler tarafından başından beri sorgulanmaktaydı.
45 günlük toplantılar sonucunda 120 sayfalık bir denetim raporu hazırlandığı veya dışarıdan birilerine hazırlatıldığı aşikâr. Çünkü bu kadar kapsamlı bir raporda hiçbir usulsüzlük veya görevi kötüye kullanma bulgusuna yer verilmemesi dikkat çekici. Raporda yalnızca detaylarla dolu, kafa karıştırıcı ifadeler yer almakta.
Örneğin; bazı ihalelerin belirli bir kişiye verildiği ve bu kişinin il başkan yardımcısı olduğu belirtilmiş. Ancak unutulmamalı ki, ihaleler belirli şartnamelere göre yapılır ve bu şartları karşılayan herkes katılabilir. Düşük teklif verenin kazandığı bir sistemde, diğer firmaların teminat eksikliği nedeniyle elenmesi olağandır. Bu durumun ihale sürecinde kural dışı bir işlem olduğunu söylemek mümkün değil.
İstanbul’daki gibi yüksek fiyatlarla tatlı alımı, şatafatlı konser harcamaları veya doğrudan suç teşkil eden unsurlar İzmir raporunda yok. Peki tasarruf tedbirlerine uyulmadığı, aşırı personel alımı gibi konularda açık tespitler var mı? Hayır. Örneğin; bir kalem A4 kağıdını piyasada şu fiyata aldım, siz ise binlerce alımı şu fiyata yapmışsınız, aradaki fark usulsüzdür şeklinde net bir örnek dahi bulunmuyor.
Doğrudan temin yöntemi, yasalarla belirli sınırlar çerçevesinde kullanılabilir. Örneğin 400 bin TL’ye kadar alımlarda doğrudan temin mümkündür. Fakat bu sınıra yakın rakamlarla sürekli doğrudan temin yapılması elbette etik açıdan tartışmalıdır. 2 milyonluk bir işi 4'e bölüp doğrudan teminle vermek, yasal boşlukların istismar edilmesidir. Ancak raporda bu tür örneklerle ilgili herhangi bir cezai işlem önerisi de yoktur.
Bu noktada kamuoyunun ve özellikle il başkanının şu sorulara yanıt vermesi gerekir:
Belediye tecrübesi olmayan, meclis geçmişi bulunmayan biri neden denetim komisyonuna yazıldı?
122 sayfalık rapor gerçekten komisyon üyesi tarafından mı hazırlandı, yoksa dışarıdan destek mi alındı?
Sadece bilgisayar başında görülen evraklarla hazırlanan bu raporda suç teşkil edecek bir bulgu var mı?
Müfettişlerin gelip inceleme başlatmasını gerektirecek bir durum söz konusu mu?
Komisyon üyelerinden herhangi biri, rapor doğrultusunda suç duyurusunda bulundu mu?
AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sıkça vurguladığı gibi, denetim komisyonları bilgi ve donanım gerektirir. Bu kadar kritik bir süreçte İzmir’de neden hiçbir usulsüzlük tespit edilemediği ise kamuoyunun vicdanına bırakılmış durumda.






Benzer Haberler
Güzelbahçe’de Yeni Dönem: Belediye Başkan Vekili Seçimi İçin Tarih Netleşti!
CHP İzmir Kulisleri Hareketli: Örgütün İstediği "O İsim" İl Başkanlığı İçin Konuşuluyor!
CHP Genel Merkezi Önündeki Gerginlik Kılıçdaroğlu Kanadını Bölündü: 3 Vekilden Ortak Kurultay Çağrısı
AK PARTİLİ YEŞİM TUNCER’DEN CEMEVİ VE KAMER GENÇ PARKI İÇİN ÖNERGE
Zafer Partisi İzmir’de 'Buca' Depremi: İlçe Başkanı Selma Tosun’dan Sert Açıklamalar!
Özgür Özel, CHP 102’nci Yıl Koşusu’na katıldı
MHP Lideri Bahçeli’den Sert Çıkış
Kemal Kılıçdaroğlu kazan kaldırdı, CHP yönetimi için ağır konuştu: SAVRULUYORLAR