Çiğli'de Delege Seçimleri: Sessiz Savaşın Ayak Sesleri
Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir delege seçimi süreci daha başladı.
Yaz sıcağına rağmen toplantılar, kulisler, gece yarısı görüşmeleri tam gaz devam ediyor. "Kim kiminle beraber?", "Hangi ekip hangi renkle sahaya çıkacak?", "İlçe başkan adaylarını kim destekleyecek?" gibi sorular yine havada uçuşuyor. Bir de göz ucuyla birbirlerine atılan bakışlar: "Acaba delege seçildikten sonra bizi satar mı?"
CHP tabanı için delege seçimlerinin ayrı bir yeri vardır. Bu süreç ne cumhurbaşkanlığı seçimine benzer, ne de milletvekili seçimlerine. Çünkü burada bireysel çaba ve kazanım belirleyicidir. Kişi emek verirse ve doğru stratejiyi kurarsa, meyvesini başkası değil, kendisi toplar. Bu nedenle, “son dönüm noktası” olarak anılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bile gösterilmeyen enerji, bu süreçte sahaya yansır. Gece 2-3’lere kadar süren toplantılar, liste transferleri, ikna turları… Ve tabii her dönemin en güçlü silahı: "Belediyede işe aldırma" vaadi. Bu nedenle belediye desteğini arkasına alan ekipler seçim yarışına genellikle birkaç adım önde başlar.
Çiğli'de Kıran Kırana Mücadele
Bu süreci özel kılan ilçelerin başında ise kuşkusuz Çiğli gelir. Çiğli halkı hem oldukça politik, hem de ekonomik sebeplerle delege seçimlerini bir fırsat olarak görür. Belediye kapısını aşındırmak, çocuğuna iş bulmak isteyenler için bu seçim bir kapı aralığıdır. Kardeşlerin farklı listelerde yer alıp birbirleriyle kavga ettikleri bile görülmüştür. Seçimlerin "kıran kırana" geçmesinin ardında işte bu gerçekler yatar.
Ancak artık belediyelerin, kongrelere “işçi kontenjanı” açacak bir durumu yok. Çiğli Belediye Başkanı Onur Emrah Yıldız, seçimlere taraf olmayacağını açıkladı. Bu tür açıklamalar genellikle “taraf değiliz” bahanesiyle işe yerleştirme taleplerine karşı kalkan olarak kullanılır. Ancak belediyenin desteğini almış olan mavi liste sahada aktif durumda ve bu listenin koordinasyonunu Niyazi Arslan yürütüyor. Arslan, kongre süreçlerinde deneyimli bir isim olmasına rağmen bu dönem eli zayıf. Belediye seçimleri öncesinde verilen iş sözlerinin tutulmaması ciddi bir küskünler kitlesi yarattı. Üstüne belediyede yaşanan maaş krizleri ve son iş bırakma eylemleri eklenince, sahada "iş garantisi" artık karşılık bulmuyor. Bu da mavi listenin beklenen çıkışı yapamamasına neden oluyor.
Beyaz Liste: Yorgunluk ve Dağınıklık
Ali Rıza Koçer ve Utku Gümrükçü’nün öncülük ettiği beyaz liste ise deyim yerindeyse "kroke durumda." Koçer, yıllara dayanan emeğini son beş yıllık iktidarında hızla tüketti. Koltuğun kalıcı olduğunu sandı; ama olmadı. Şimdi bazı mahallelerde kendi listelerini “Biz Koçer’den bağımsız bir ekibiz” diye pazarlamaya çalışıyorlar. Egekent’te güçlüler, Ahmet Taner Kışlalı’da atağa geçtiler, Ataşehir’de hâlâ varlık gösteriyorlar; fakat diğer mahallelerde etkileri oldukça zayıf.
Listelerini ise 3’lü forvet taktiğiyle şekillendirmişler: Yaşar Sert, Güven Dursun ve Hüseyin Kızılkaya. Üçü de ilçe başkanlığına oynuyor. Ancak herkes biliyor ki Koçer’in gönlündeki isim Hüseyin Kızılkaya. Yöntem ise tanıdık: 2017 kongresinde Erkan Akar’a verdiği “adil aday belirleme” sözünü tutmayıp Utku Gümrükçü’yü desteklediği süreç, bugün yaşananların küçük bir kopyası gibi.
Kırmızı Liste: 3. Yol’un İddialı Yükselişi
Süleyman Karadağ ve Mert Özcan’ın “3. Yol” sloganıyla kurduğu kırmızı liste ise bu sürecin dikkat çeken dinamiği. Karadağ’ın meclis üyeliği dönemindeki hakkaniyetli tavrı ve Özcan’ın 5 yıllık ilçe başkanlığı sürecinde kurduğu bağlar, ekiplerine güven kazandırıyor. Mahallelerde küskünleri ve kararsızları etraflarında toplamayı başardılar. Ancak bu enerjiyi ivmeye dönüştürmeleri için güçlü oldukları mahalleleri diğerlerine taşıyacak kamuoyu iletişimi şart.
Gizli Aktör: Erdal Mansuroğulları ve Ekibi
Çiğli’de son dönemin yıldızı ise kuşkusuz Erdal Mansuroğulları. Görevinden dolayı doğrudan sürece müdahil olmasa da, yıllardır emek verdiği ekibi sahada aktif. Özellikle gençlerin sempatisini kazanan, tevazu ve çalışkanlığıyla öne çıkan Mansuroğulları’nın etkisi azımsanacak gibi değil. Ekibi, tek başına seçimi kazanacak güçte olmasa da, kırmızı listeyle yapılacak bir mahalle bazlı işbirliği yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
Sonuç: Yeni Dönemin Eşiğinde
Çiğli’de bu delege seçimleri, sadece kimin kaç oy aldığıyla değil, kimin nasıl bir siyasi kültür inşa ettiğiyle de anılacak. Belediyelerin artık işe alım sözü veremediği, eski ekiplerin heyecanını kaybettiği, genç ve yeni yüzlerin arayışta olduğu bir dönemdeyiz. Bu süreçte sahici ilişkilere, güvene, tutarlılığa ve yeni bir vizyona ihtiyaç var.
Kazanmak için değil, değiştirmek için yola çıkanlar bu dönemin gerçek kazananı olacak.
Çünkü artık Çiğli halkı sadece "kimin kazandığına" değil, "niçin kazandığına" da bakıyor.





0 Yorum