La Bu Aleviler Size Ne Etti?
Ülkede kendine önemli bir yer edinmiş olan gazeteci yazar Orhan Bursalı, geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabında CHP’deki siyasi çekişmelere atıfta bulunarak ‘Alevi siyasi cemaati oluştu.
CHP’de, ülke de umurlarında değil’ dedi. Bu sözler, bugüne dek onun çağdaşlığına ve aydınlığına güvenen okurlarda derin bir hayal kırıklığı yarattı. Bursalı’nın bu sözlerini sadece bir ‘talihsizlik’ diye geçiştirmek mümkün değil.. Bu, Alevilerin yüzyıllardır maruz kaldığı körlüğün yeni bir örneğiydi; tarihsel olduğu kadar vicdani bir körlüktü. Her fırsatta çağdaşlık ve aydınlık nutukları atan elitist kesimin, iş ötekine gelince nasıl kolayca önyargılarına teslim olduğunun ifadesiydi.
Aleviler bu topraklarda yüzyıllardır var ama bir türlü “kabul” görmedi. Aleviler bu topraklarda yüzyıllardır var ama bir türlü ‘kabul’ görmedi. Osmanlı’da defalarca katliamlarla yüz yüze geldiler. Cumhuriyet döneminde ise eşit yurttaşlık hayali Maraş’ta, Çorum’da kanla boğuldu. Sivas’ta Madımak Oteli’nde diri diri yakıldıklarında devlet sadece seyretti. Aleviler yakıldıkça devlet sessiz kaldı. Devletin kemalist olduğunu iddia eden kadroları, Alevileri hiçbir zaman eşit yurttaş olarak tanımadı; tam tersine, onları sürekli “öteki” ilan etti.
Buna rağmen Aleviler Cumhuriyet’e ve Atatürk değerlerine en çok sahip çıkan toplumsal damar oldu. CHP’nin bel kemiği haline geldiler. Deniz Baykal döneminde Aleviler CHP’den adeta tasfiye edilmeye çalışıldığında bile, tepki olarak kurulan Barış Partisi’ne rağbet etmediler; “Alevilerin yeri CHP’dir” diyerek partiye sadık kaldılar.
Kemalistlerin en çok sahiplendiği, adeta bir yeniden diriliş olarak gördüğü Gezi Direnişi’nde bile, Gezi’de ölen gençlerin tabutları hep cemevlerinden çıktı. Bu tesadüf değildi; çünkü Aleviler direnişin kalbinde, omurgasında yer alıyordu. Buna rağmen hâlâ görmezden gelindiler.
Parti İçi Tartışmayı Aleviliğe Bağlamak
Bursalı’nın yaptığı gibi, parti içindeki herhangi bir tartışmayı ilk fırsatta Aleviliğe bağlamak sadece siyasi bir miyopluk değil, aynı zamanda tehlikeli bir zihniyetin göstergesidir. Aleviler bu ülkede demokrasiye, özgürlüğe, eşit yurttaşlığa en fazla emek veren topluluklardan biridir. Buna rağmen hâlâ kendisine aydın diyen bir grup elitist tarafından “cemaat” etiketiyle yaftalanıyorlar.
La Bu Aleviler Size Ne Etti?
Sırrı Süreyya Önder’in “La bu Kürtler size ne etti?” sözünü hatırlamak gerekir. Gerçekten de, la bu Aleviler size ne etti? Bu ülkeye en çok bağlılık göstermiş, en çok bedel ödemiş, en çok dışlanmış, ama buna rağmen en çok umut taşımış topluluklardan biri Aleviler değil mi?
Bugün yapılması gereken, Alevileri suçlamak değil; onların yıllardır süren eşitlik ve adalet mücadelesini anlamak, önyargıları bir kenara bırakıp toplumsal barışın yolunu açmaktır. Orhan Bursalı ve onun gibi düşünenlere düşen görev ise, Alevilerin fedakârlıklarını görmezden gelmek yerine, bu ülkeye kattıkları değerleri teslim etmektir.
Orhan Bursalı’ya kendi üslubuyla cevap vereyim; bugün Aleviler olmasa CHP’de yoktu, Cumhuriyet de…





0 Yorum