Ses Ver
Ayşe Tokyaz ne ilk ne de son.
Ne acı bir gerçek ve ne utanç verici çaresizlik.
Ayşe ve hayattan koparılmış nice kadının yarım kalmış hikayelerini kucaklayacak bir cümle bulamıyorum.
İki yıl önce Ejegül’ün ölümündeki şüphe perdesi aralanıp zamanında uzansaydı adaletin eli, aynı canavar katledemeyecekti Ayşe'yi.
Eje'nin nasıl öldüğünü bilmediler. Peşine düşmedikleri çığlık, başka bir kadının sesiyle yeniden yankılandı.
Adaletin işleyişini sağlayamayanların eliyle bir başka kadının mezarı kazıldı.
Ve kadın yaşamı üzerinden işleyen bu sakat düzen, terazisi bozuk bir sistemle ayakta tutulmaya çalışılıyor.
Susarsa, boyun eğerse yaşayan kadın...
Direnir, karşı çıkarsa öldürülen kadın...
Bu gerçekle yaşamaya mecbur bırakılmak, göz göre göre kadınların hayattan koparılışını izlemek.
Oysa ki en çok sevmek yakışır Kadına
En çok sevilmek.
Şiire bile en çok kadın yakışır ki, binlerce şiire ilham olmuştur kadın.
Ben de şöyle seslenmistim şiirlerimden birinde;
"Asırlar uçuşur saçlarında
avuçlarında dünyanın bereketi
Havva’dan beri
emzirir dünyayı emekleri.
kadın canında besler
can bulur umudu
canlanır yarınları.
keder dökse de etekleri
insanlığı taşır yüreğinde
insanlığın anası “
Evet insanlığın anası yüzyıllardır hayatta kalmak için bile mucadele veriyor.
Kadınlıkları yüzünden cezalandırılan, baskılanan, yok sayılan, öldürülen ve sistematik olarak şiddete maruz bırakılan kadınları ne zaman göreceksiniz.
Güvenli yaşam haklarının sağlanması, hukuksal, toplumsal ve bireysel tüm tedbirlerin alınması için kaç kere daha ölmeli, kaç kadını daha kurban vermeliyiz.
Hepimiz biliyoruz ki; bu acı tablo yalnız bireysel öfke patlamalarının sonucu değil, toplumsal ve politik bir mesele olarak her geçen gün daha da derinleşiyor.
Dili, dini, ırkı, yaşam tarzı ne olursa olsun öldürülen kadın üzerinden değil, öldüren erkekler üzerinden bu cinayetleri konuşmadıkça bir erkeğin daha eline bıçak tutuşturmaya devam edeceğiz.
Bu toplumsal utancımızla yüzleşip, kadınların peşinde gezen eli kanlı karanlık düzene, cinsiyetçi önyargılara, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine karşı, kadınlarla yanyana olmak ve değişimi yaratmak için karanlığı birlikte parçalamalıyız.
Unutulmasın ki bu cinayetler toplumsal bir utançtır ve hepimizin omuzlarında taşıdığı ağır bir sorumluluktur.
Sessiz kalan, görmezden gelenlerin de suç ortağı olduğu, elinde bıçakla gezen şeytani zihniyetle mücadele de en etkili silahımız yanyana durmaktır. Ancak birlikte yürürsek karanlığı aydınlatabiliriz.
Maya Angeolu şoyle diyor ;
“Bir kadın, ne zaman kendi sesini duyurmak için ayağa kalksa, tüm kadınlar için de ayağa kalkmış olur”
Sevgili kız kardeşim sesinini duyurmak için ayağa kalkın, sesiniz başka bir kadının sesidir belki de.
Mücadelemize babamızı, eşimizi, abimizi, çalısma arkadaşlarımızı, okul arkadaşlarımızı toplumun tum kesimlerinden erkekleri dahil ederek bu toplumsal utançtan birlikte çıkacağız.
Öldürülmeden yaşayabileceğimiz bir dünya için ...






1 Yorum
Örnek Yazar 1
24.08.2020 15:08:50
Test